Operadaki Hayalet
The Phantom of
the Opera
Bu
sefer sizin karşınıza daha farklı bir konuyla çıkıyorum. Evet, kitaplar bir
yana müzikaller de benim yakın zamanda vazgeçmeyi düşünmediğim başka bir
tutkum. Her ne kadar her hafta gidip, sıcak şarabımı yudumlarken (neden sıcak
şarap diye sorarsanız.... oraya da geleceğiz) izleme şansım olmasa da
müzikallere gitmeyi severim. Gönül ister ki her hafta bir müzikale gitmek. Ama
bunun için ne zaman var, ne ortada o kadar müzikal var, ne de o kadar müzikale
para dayanır.
Hikayeme en baştan başlayayım. Operadaki
Hayalet’e gitmeyi geçen sene ilk defa adı piyasalara çıktığı günden beri
istiyordum. Yine Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gösterisi yapılan Notre
Dame de Paris beni kalbimin tam ortasından vurmuştu. O yüzden doğum günü
hediyesi “hakkımı” bundan yana kullandım. İyi ki de kullanmışım.
